
DEFACTO
DeFacto, 100 ülkede faaliyet gösteren ve fiziksel mağazalar ile çevrimiçi satış kanalları üzerinden geniş bir müşteri kitlesine ulaşan bir hazır giyim şirketidir. Hazır giyim sektörünün genel yapısıyla uyumlu olarak, şirketin iklim etkisinin önemli bir bölümü doğrudan operasyonlardan ziyade ürünler ve tedarik zinciri kaynaklı süreçlerden oluşmaktadır. Bu nedenle emisyon yönetimi yaklaşımı yalnızca operasyonel enerji tüketimiyle sınırlı tutulmamış; ürünler, ham madde tercihleri ve tedarik zinciri süreçlerini kapsayacak şekilde genişletilmiştir.
Bilim Temelli Hedeflere Yönelme Gerekçesi
DeFacto'nun SBTi sürecine yönelmesinde hem içsel bir stratejik tercih hem de hızla dönüşen dışsal faktörler belirleyici olmuştur. İçsel motivasyon açısından şirket yönetimi iklim hedeflerini uzun vadeli iş dayanıklılığıyla doğrudan ilişkilendirmiş, bu taahhüdün somut bir yansıması olarak Kapsam 1 ve 2 emisyon azaltım performansını ana KPI'lardan biri olarak içeren sürdürülebilirlik bağlantılı bir finansman anlaşması imzalanmıştır.
Dışsal faktörler tarafında üç ana trend belirleyici olmuştur: İklim odaklı regülasyonların artması, müşterilerin sürdürülebilir ürünlere yönelik beklentilerinin güçlenmesi ve tekstil tedarik zincirine yönelik iklim krizi baskısı. Avrupa pazarlarında faaliyet gösteren bir şirket olarak olası regülasyon gereklilikleri ve global iş ortaklarının artan çevre standartları, bilimsel çerçeveye oturtulmuş hedefleri stratejik bir zorunluluk haline getirmiştir.
Hedeflerin Kapsamı
DeFacto’nun bilim temelli hedefleri, doğrudan operasyonlarının yanı sıra değer zincirini de kapsamaktadır:
Kapsam 1 ve 2: Mağazalar, ofisler ve depo operasyonlarından kaynaklanan doğrudan emisyonlar ile satın alınan enerjiden kaynaklanan emisyonlar
Kapsam 3 (yakın dönem): Başta satın alınan mal ve hizmetler olmak üzere, ürünlerin üretim süreçlerinden kaynaklanan emisyonlar
Kapsam 3 (uzun dönem): Satın alınan mal ve hizmetlerin yanı sıra yakıt ve enerji faaliyetleri, üst akış kiralanan varlıklar ve satılan ürünlerin yaşam döngüsü sonu işlemleri
Şirket, 2023 baz yılına göre 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını %55 oranında azaltmayı; Kapsam 3 emisyonlarını ise katma değer başına %51,6 oranında azaltmayı taahhüt etmektedir.
Uzun vadede ise şirket, 2050 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını %90, Kapsam 3 emisyonlarını ise katma değer başına %97 oranında azaltmayı ve tüm değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmayı hedeflemektedir.
2024 yılı itibarıyla DeFacto'nun operasyonlarından kaynaklanan Kapsam 1 ve 2 emisyonları toplam 22.352 ton CO₂e olarak gerçekleşirken Kapsam 3 emisyonları 387.020 ton CO₂e düzeyine ulaşmıştır. Bu oran, azaltım çalışmalarının ağırlıklı olarak değer zincirinde (özellikle ham madde ve üretim süreçlerinde) yoğunlaştırılması gerektiğini net biçimde ortaya koymaktadır.
Hedeflerin İş Modeline Entegrasyonu
Kapsam 1 ve 2 tarafında DeFacto, ISO 50001 uyumlu enerji yönetim sistemiyle operasyonlarını yönetmekte ve somut adımlar atmaktadır. 2024 yılında Çerkezköy deposu ile Basın Ekspres Cadde mağazasında devreye alınan çatı güneş enerjisi sistemleriyle 1.603 MWh yenilenebilir enerji üretilmiştir. Aynı yıl 4,8 milyon TL yatırımla 102 mağazada hayata geçirilen klima otomasyon sistemi 231,9 MWh enerji tasarrufu sağlamıştır.
Emisyonların büyük bölümünün kaynağı olan değer zinciri tarafında DeFacto, ham madde tercihlerini iklim hedefleriyle sistematik biçimde ilişkilendirmektedir. Organik (OCS/GOTS sertifikalı), geri dönüştürülmüş (GRS/RCS sertifikalı) ve sertifikalı viskon, sertifikalı keten gibi alternatif ham madde kullanımı her yıl artırılmaktadır. Bu kapsamda rejeneratif pamukla üretilen denim kumaşı geliştirilmiştir. 2024 yılı itibarıyla hazır giyim koleksiyonlarının %35'i sürdürülebilir şekilde tedarik edilen ürünlerden oluşmakta olup hedef 2030'da bu oranın %90'a taşınmasıdır.
Lojistik tarafında intermodal taşımacılık uygulaması sayesinde 2024 yılında 46,08 ton CO₂e emisyonun önüne geçilmiştir.
Veri Yönetimi ve Süreçte Karşılaşılan Zorluklar
SBTi sürecinde karşılaşılan temel zorluk, farklı operasyonel birimlerden gelen verilerin tek bir metodolojik çerçevede toplanması olmuştur.
Özellikle Kapsam 3 emisyonlarında lojistik operasyonlar, ham madde tedariki ve ürün bazlı verilerin farklı sistemlerde yönetilmesi veri entegrasyonunu zorlaştırmıştır.
Bu zorlukların aşılması için veri akışları sadeleştirilmiş; lojistik operasyonlar ve ham madde tedarikine ilişkin faaliyet verileri (sevkiyat hacmi, taşıma modu, mesafe ve malzeme bazlı satın alma verileri) dijital sistemler üzerinden sistematik şekilde toplanmaya başlanmıştır. Bu sayede Kapsam 3 envanterinin kapsamı ve veri kalitesi artırılmıştır. DeFacto, emisyon hesaplamalarını ISO 14064 ve GHG Protocol standartlarına uygun yürütmekte ve bağımsız güvence almaktadır.
Sağlanan Kurumsal Katma Değer
Bilim temelli hedeflerin doğrulanması, iklim hedeflerinin şirket içinde daha görünür ve ölçülebilir hale gelmesini sağlamıştır. Bu süreç, farklı departmanların emisyon kaynaklarını analiz etmesini ve azaltım fırsatlarını değerlendirmesini desteklemiştir.
Dış paydaşlar açısından ise doğrulanmış hedefler, çevresel performansın karşılaştırılabilir hale gelmesini sağlamış ve müşteri ile iş ortakları nezdinde güven oluşturmuştur. Doğrulanmış hedefler, sürdürülebilirlik kriterlerinin yer aldığı müşteri değerlendirme ve satın alma süreçlerinde şirketin performansının daha hızlı değerlendirilmesini sağlayarak süreçlerde operasyonel kolaylığın yanı sıra rekabet avantajı yaratmıştır.
Öğrenilen Dersler
DeFacto'nun deneyiminden çıkan en önemli mesaj süreci başlatmak için mükemmel veriyi beklememek gerektiğidir. Başlangıçta tüm veri setlerine eksiksiz sahip olmak mümkün olmayabilir, önemli olan doğru metodoloji ve tutarlı bir yaklaşımla ilerlemektir. DeFacto'nun deneyimi bu mesajı doğrulamaktadır. Veri eksiklikleri süreci durdurmak yerine veri altyapısını iyileştirmenin itici gücüne dönüştürülmüştür.
DeFacto’nun deneyimi, hazır giyim sektöründe şu unsurların kritik olduğunu göstermektedir:
Ham madde ve ürün stratejilerinin emisyon hedefleriyle ilişkilendirilmesi,
Veri yönetimi altyapısının erken dönemde kurulması,
Farklı iş birimlerinin sürece dahil edilmesi,
Veri eksikliklerine rağmen metodolojik olarak tutarlı ilerlenmesi.
Bilim temelli hedefler, yalnızca bir raporlama aracı değil; ürün tasarımından tedarik zincirine kadar tüm iş süreçlerini etkileyen bir dönüşüm çerçevesidir.