Hazır Giyim Sektöründe Bilim Temelli Hedeflerin
Değer Zincirine Entegrasyonu: Mavi Örneği



Mavi Türkiye, ABD, Kanada, Almanya ve Rusya’nın da aralarında bulunduğu 33 ülkede, hazır giyim sektöründe faaliyet göstermektedir. Şirketin sera gazı emisyonlarının önemli bir bölümü, sektörün genel yapısıyla uyumlu olarak, doğrudan operasyonlardan ziyade ürünler ve tedarik zinciri kaynaklıdır. Bu nedenle Mavi, iklim stratejisini yalnızca kendi operasyonları ile sınırlandırmakla kalmayıp, değer zincirinin tamamını kapsayacak şekilde ele almıştır.

Bilim Temelli Hedeflere Yönelme Gerekçesi

Mavi’nin bilim temelli hedefler (SBTi) sürecine dahil olma kararı, sera gazı emisyonlarının ölçülmesi ve azaltılmasına yönelik hedeflerin bilimsel temellere dayandırılması ihtiyacından kaynaklanmıştır. Şirket yönetimi iklim kriziyle mücadeleyi stratejik bir öncelik olarak görmekte, azaltım hedeflerinin bilimsel temellere dayanmasının güvenilirlik ve etki açısından kritik olduğunu değerlendirmektedir.

Bununla birlikte, artan regülasyon beklentileri, uluslararası pazarlardaki müşteri talepleri ve yatırımcıların şeffaflık beklentileri de bu süreci hızlandıran unsurlar arasında yer almıştır. Bu doğrultuda şirket, emisyon azaltım hedeflerinin küresel sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlandırma hedefiyle uyumlu olmasını ve uluslararası kabul görmüş bir metodolojiye dayanmasını kritik görmüştür.

Mavi’nin yakın dönem hedefleri 2022 yılında, uzun dönem ve net sıfır hedefleri ise 2025 yılında SBTi onayından geçmiştir.

Mavi’nin bilim temelli hedefleri, doğrudan operasyonlarının yanı sıra değer zincirini de kapsamaktadır:

  • Kapsam 1 ve 2: Şirketin doğrudan faaliyetlerinden ve satın alınan enerjiden kaynaklanan emisyonlar
  • Kapsam 3 (yakın dönem): Toplam emisyonların yaklaşık %84’ünü oluşturan satın alınan mal ve hizmetler
  • Kapsam 3 (uzun dönem): Satın alınan mal ve hizmetler, yakıt ve enerji faaliyetleri, tedarik zinciri kapsamında kiralanan varlıklar ve ürünlerin yaşam döngüsü sonu işlemleri

Şirket, 2019 baz yılına göre Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını %90, Kapsam 3 emisyonlarını ise katma değer başına %97 oranında azaltmayı taahhüt etmektedir. Nihai hedefi, 2050 yılına kadar tüm değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmaktır.

Bu kapsam belirlenirken, emisyon yoğunluğunun yüksek olduğu alanlara odaklanılmış ve azaltım potansiyelinin en yüksek olduğu kategoriler önceliklendirilmiştir.

Hedeflerin İş Yapış Biçimine Yansıtılması

Hazır giyim sektöründe emisyonların önemli bir bölümü ürünler ve kullanılan ham maddelerden kaynaklandığı için Mavi, bilim temelli hedeflerini ürün ve malzeme stratejileriyle ilişkilendirmiştir. Bu çerçevede, daha düşük çevresel etkiye sahip malzemelerin kullanımının artırılması ve ürünlerin çevresel etkilerinin yaşam döngüsü perspektifiyle değerlendirilmesi hedeflenmiştir.

Ürünlerin karbon ayak izi ve su kullanımı gibi göstergeler, yaşam döngüsü değerlendirmesi çalışmaları aracılığıyla analiz edilmekte; bu analizler, tasarım ve ürün geliştirme süreçlerine girdi sağlamaktadır. Böylece bilim temelli hedefler, yalnızca üst düzey taahhütler olarak kalmayıp, ürün kararlarına yön veren bir araç haline gelmektedir.

Veri Yönetimi ve Süreçte Karşılaşılan Zorluklar

SBTi sürecinde karşılaşılan temel zorluklardan biri, Kapsam 3 emisyonlarının kapsamlı ve tutarlı biçimde hesaplanmasıdır. Özellikle tedarik zincirinin coğrafi ve yapısal çeşitliliği, veri toplama ve doğrulama süreçlerini karmaşık hale getirmektedir. Bu durum, hedef belirleme sürecinde temkinli varsayımlar kullanılmasını ve metodolojik tutarlılığın önceliklendirilmesini gerektirmiştir.

Her yıl tedarik edilen ürünler üzerinden Mavi’nin tükettiği malzemeler ve bu malzemelerin toplam kütlesi belirlenmektedir. Ecoinvent veritabanı ve akademik kaynaklar kullanılarak malzeme kaynaklı emisyonlar isabetli bir şekilde hesaplanırken, daha önce yapılan LCA çalışmalarından elde edilen verilerle yapılan varsayımlar ile tekstil tedarik zincirindeki diğer işlemler emisyon envanterine dahil edilmektedir.

Emisyon envanteri her yıl gözden geçirilerek iyileştirmeler ve baz yıl güncellemeleri yapılmaktadır. Satın alınan ürünlerin ham maddelerine ait emisyonlar bağımsız doğrulamadan geçmektedir.

Mavi, Kapsam 3 emisyonlarının hesaplanmasında SBTi ve GHG Protocol metodolojilerine uygun yaklaşımlar kullanmaktadır. Çok aktörlü tedarik zinciri yapısı nedeniyle, emisyon hesaplamalarında ikincil veriler ve varsayımlar önemli bir yer tutmaktadır. Her ne kadar hazır giyim tedarik zincirinin çok aktörlü ve çok aşamalı yapısı, ürünlere uygulanan işlemlerde detaylı emisyon verisi alınmasını zorlaştırsa da, düzenli raporlama süreçleri hedef belirleme ve doğrulama adımlarını öngörülebilir hale getirmektedir.

Şirket, orta vadede tedarik zincirinde birincil veri kullanımını artırmayı hedeflemektedir. Bu kapsamda tedarik zincirinde çevresel denetimler yapılmakta ve denetimler sırasında yapılan sorgularla tedarik zincirindeki şirketlerin birincil veri oluşturma kapasitesi artırılmaktadır.

Öğrenilen Dersler ve Sağlanan Katma Değer

Mavi’nin deneyimi, bilim temelli hedeflerin hazır giyim sektöründe uygulanabilmesi için aşağıdaki unsurların kritik olduğunu göstermektedir:

  • Güçlü ve güncel bir sera gazı envanterinin tutulması: Hedef belirleme ve izleme süreçlerinin sağlam bir veri temeline oturtulması
  • Emisyonların yoğunlaştığı alanlara odaklanan hedef kapsamı belirlenmesi: Etkin azaltım için öncelikli kategorilerin seçilmesi
  • Ürün ve tedarik zinciri süreçleriyle ilişkilendirilmiş azaltım stratejileri oluşturulması: Hedeflerin iş kararlarına yön vermesi
  • Veri belirsizliklerini kabul eden ve metodolojik tutarlılığı sağlayan yaklaşım: Zaman içinde iyileştirmeyi hedefleyen sistematik bir kurgu

Bu çerçevede bilim temelli hedefler, şirketler için emisyon azaltımını sistematik biçimde ele almaya olanak tanıyan bir planlama aracı olmaktadır.

Doğrulanmış hedefler, müşterilerin sürdürülebilirlik odaklı satın alma süreçlerinde güven unsuru oluştururken çevresel performansın uluslararası düzeyde takdir edilmesini sağlamakta ve sektörde rekabet avantajı yaratmaktadır.

Üyeler